Teyzemden İnciler

Teyzem, Kurtuluş Savaşı yıllarında cepheden cepheye koşan ve evden yıllarca ayrı kalan dedemin belinde onunla birlikte savaştıktan sonra eve ilk gelişte temelinin atıldığını büyük bir gururla anlatır dururdu. Şu an yaşayan ve Cumhuriyetle yaşdaş olan teyzem, Kızılderililerle akrabalığımızın sanki mücessem bir kanıtıdır. Biz bazen ona bu benzerlikten dolayı da “Şef Oturan Boğa” diye takılırız. Kendisi okuma-yazma bilmemesine rağmen; öyle bir namaz kılışı ve dua edişi vardır ki; bazen titremesinden “Gene uçuşa geçti diye latife yaparız kendisine.” Hele bir de hasta Galatasaraylı olan büyük oğlu ve torununun takımlarının yenilmemesi için maç esnasındaki dua edişleri yok mu? Özellikle Fenerbahçe ile yapılan maçlarda… Hayret edersiniz onun maçlara bu dualarla iştirakini görünce. Genç yaşta dul kalıp da birlikte yaşamamızın neticesinde kültürel konularda anamdan daha çok etkilendiğim teyzemin gün görmemiş laflarını gün ışığına çıkarmak için bu derlemeyi yapmayı kendime bir görev addettim. Genelde Teyzemin ağzından çıkan benzetmeler, deyimler, deyişler, sözler; deve, eşek, köpek gibi günlük hayatta bir Yörük aşiretinin haşır-neşir olduğu hayvanlarla ifade edilmiş, bazen de galat sözler şeklinde söylenegelmiştir. Aslında gerçek hayata ışık tutabilecek bu tür değerli sözler, meclis içeri sözler olmadığı için (sözüm meclisten dışarı) topluma pek maledilememiştir. Ben, bazen meclisten dışarı olabilecek bu tür sözleri yumuşatarak yazmaya çalıştım. Mesela; düşünmeden (m)ıçmaya oturan kıçını (aslında sallanan şey başkadır) sallaya sallaya taş arar gibi. Şu an aklıma gelenleri yazdım. Daha sonra tamamlamaya çalışacağım bu derleme ile gün yüzü görmemiş nice sözleri sizin de dağarcığınıza sunarak Teyzemi topluma maletmenin şerefini yaşayacağım. Teyzem bu satırları duysa kesin olarak bana yine; “Eşşoğlu eşşeğin döllediği” (her ne kadar asıl söz anneanneme yani ebeme aitse de) diyecektir. Her türlü sözü kabul ederek ve de Sizlerin de affına sığınarak bu sayfayı hazırlamaya cesaret ettim. Hem bana her zaman; “Ay oğlum Mustaaa, benim senin üzerinde anandan fazla hakkım var. Anan seni doğurduktan sonra hasta oldu da senin kıçını hep ben yıkadım.” sözüne karşılık bir nevi hakkımızı ödemiş olalım. Tabii bu arada aslında sizin de bildiğiniz veya çevrede konuşulan bazı sözler de karışabilir. Nasıl ki; Nasrettin Hocaya izafe edilen her fıkra ona ait değil ama onun üzerinden harcanıyorsa; biz de belki bazı sözleri teyzemizin üzerinden harcamışızdır. Ama kesinlikle şimdiye kadar duymadığınız, okumadığınız gün görmemiş laflar ona aittir diyebilirim.

DEVELİ BAZI DEYİMLER

Babadan olur uşak, deveden olur köşek.

Tülü mayam benim(güzel kızlar için söylenir.) Mayalar gibi(alımlı ve hamarat kadınlar için söylenir..)

Löküm benim(erkeğe iltifat olarak söylenir.)

Dorum bozlar gibi bozladı(ağıt yakıp feryad-u figan eden biri için denir.)

Boy, devede de var amma kel bir eşek çekip götürür.

Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.

Deveye “boynun niye eğri?” demişler. Deve de;”nerem doğru ki” demiş.

Devenin pabucu (olmayacak şeyler için söylenir.)

Yüklü deveye binmek hoş olur. (hamile iken zarar görecek zannedenlere.)

Kervan yola koyulmuş, o deveyi çökertmiş paldım dokumaya başlamış.(yani göç hazırlığı başladığı halde devenin havudunu bağlayacak veya yükü bağlayacak ipi yapmaya başlamak.)

Deveyi havuduyla yutmak.

 Deveye diken, insana (m)iken yaraşır.

EŞEKLİ DEYİMLER

Eşşoğlu eşeğin gunnattığı(doğurttuğu) (Aslında burada doğumu yaptıran ebeye bir sövgü var gibime geliyor. belki de rahmetli anneannem yani ebem, -eskiden sağlık ocağının hak getire olduğu zamanlarda- herkesin çocuğunu doğurttuğundan sözü kendine rücu ettirerek karşısındakine sövgüsünü ifade etmek için böyle diyordu.

Babasız uşak, yularsız eşek.

Eşek, eşeğin sırtını ödünç kaşır.

Eşeğe semeri yük değildir.

Dalap olmuş eşekler gibi (Ağzını yaya yaya sakız çiğneyenlere söylenir.)

Gözü dağ gözler, eli eşek büzler. (Aklı önündeki işte olmayanlar için söylenir.)

Bende de kancık eşek şansı var. (Her aksiliğin gelip başına bela olması durumunda denir.)

El elin eşeğini türkü çağıra çağıra arar.

TEKERLEMELER- DEYİŞLER-DEYİMLER

Yabandan alma düveyi,çeker götürür boğayı.

Ummadık taş, baş yarar, o da bir hoş yarar.

Bana bir koca lazım, o da bu gece lazım.

Derviş dervişi tekkede, hacı hacıyı Mekke’de bulurmuş.

Kadın vardır; hamuru aş eder,kadın vardır;kertik başın(ı) yaş eder.

Ağır ol da; molla desinler. Ağır taşı ne yel alır, ne de sel.

Düşünmeden mıçmaya oturan kıçını sallaya sallaya taş arar.

Elin gözündeki çöpü görür. Kendi gözündeki merteği görmez.

Erken giden yol alır, erken evlenen döl alır.

Ebem bulgur kaynatır, dedem (.)ikini oynatır.

Buldu mu bulgur kaynatır, bulmayınca (.)ikini oynatır.

Koca, koca; can koca, dertlere derman koca. Anamı itler yesin, babamı kurtlar. İlle de koca, ille de koca…

Evlilikte aşamalar; birinci yıl; cancana. İkinci yıl; yanyana. Üçüncü yıl; dötdöte. Dördüncü yıl; git öte!

Yörüğün oturduğu; bayır ile sırttır, içtiği; ayran ile süttür, konuştuğu; vırt ile zırttır.(Gerçi bu lafı Yörük olmayan ve Yörüklüğü sanki bedevi araplarıyla eş tutan kendini bilmez densizin biri demiştir. Teyzeme izafe edemem. Amma velakin bu, gerçekten göçebe şeklinde yaşayan ve sözlü kültürü yaşatan bir topluluğu ifade eden güzel bir tekerlemedir.

Yörük ne bilir bayramı,laklak içer ayranı. (Bunu teyzemin demesi mümkün değil. Bu lafı diyeni duysa; bok yemişsin sen der.)

Bahçene eriği, yakınına yörüğü yanaştırma!(Tabii bu da onu kızdıran muhalif sözlerdendir.)

Sac üstünde sac yatar, hazır karı aç yatar.

Ateş düzene girdi hamur bitti, işler düzene girdi ömür bitti.

Oğlum yaz yoğurdu yesin, damadım güz yoğurdu.

Akıl olmayınca fikir neylesin, Apti karı boşamış, Bekir neylesin.(Bu laf aslında Denizli’li bir Fen Hocamız olan Hasan YER’e aittir.)

Akseki’de Geriş, Serik’te Kürüş, akşam olmadan evine eriş.(Buraların insanı insana pek bakmazmış.)

“Tebbet” ile tepiştik,”izâ câ’ye” yetiştik.”kulya” beni kuruttu,kulacığımı çürüttü.

Burdur’dan aldım bulgurluk Burdur buğdayı.

Karı mı? Karı. Varı (r) mı? Varııı(r)altına yatar mı? Yatar. Kıç bile atar.

Ben diyorum Çanakkale Boğazı, sen diyorsun yandı kıçımın ağzı.

Ben diyorum Emine, sen anlıyorsun Amine.

Karpuzun yamcuğu, topalın tomcuğu.

Söz tutmayan evlat, tut da dötüne zavlat.

Ossuruktan teyyare, selam söyle(n) o yâre.

Attım mı şamarı, oynar dötünün damarı.

Gençlikte olur puştluk, o da bir kuşluk.

Ayranı yok içmeye, ferace ile gider mıçmaya.

Havada bulut, sen bu işi unut!

Armudun sapı, üzümün çöpü. (Diye diye evde kalmış.)

İnsanın başına ne gelirse; ya meraktan, ya (.)araktan (gelir.)

Tederikli (tedarikli) başa kar yağmaz.

Yaylada darısı olanın sehilde (sahilde)karısı olmaz.

Şaptan olur mu şeker? Cinsini (.)iktiğim cinsine çeker.

İte dalanmaktansa, çalıyı dolanmak evladır.

Aç köpek fırın deler.

Dibini kim bulmuş da sen bulacaksın?

Elem eşkere günde beş kere.(Tabii bu günde 5 kere olan namaz değil. Azgın kimseler için denir.)

İmecinin orağını saklayan gibi. (Yardım etmeye çalışan birini engelleyeni tanımlamak için söylenir.)

Aptal yurdunda, kuyruğu ardında ling long, ling long gidip giderdi.(Nerede olduğu sorulan birisinin başıboş köpekler gibi dolaştığını ifade etmek için söylenir.)

Senin anan güzel mi?

Her şeyin yolu-yordamı, yönü-yöntemi vardır. (Bu söz, okuma -yazma bilmeyen teyzemin ağzından 68 kuşağından Milli Eğitim Müfettişi oğlu tarafından duyulduğunda;”Öztürkçe için sözcük üretmeye ne gerek var? İşte yaşayan türkçe” şeklinde ifade edilmiştir. Usul, tarz, metod, stil gibi yabancı kelimelerin karşılığı.)

Seni ala yağlıyla mı okuduk?(okuladık) Yani eskiden düğünlere davet edilirken oku denilen hediye gönderilirdi. Bu da seni değerli bir hediye ile mi çağırdık. Bulunmaz Hint kumaşı mısın gibi manalara gelir.

Osuruklu döte çavdar ekmeği bahane.

Alışmamış dötte don durmaz. Bi(r) ipim, bi(r) de (.)mikim.(Hiç bir şeyi yok. Züğürt.)

İpimle kuşağım, mikimle daşağım.(dan başka bir şeyim yok.)

Terzi kendi söküğünü dikmez.

Düğününde holuzla (Büyük elek) su taşıyacağım. (Yardım eden birisini teşvik etmek amacıyla söylenir.)

Anandan evvel hamama girme!

İşten artmaz, dişten artar.

Benimle sidik mi yarıştırıyorsun? Sen daha dünkü çocuksun.

Körün değnek bellediği gibi.

Kel başa şimşir tarak.

Kelin merhemi olsa; kendi başına sürer.

Kırın otu, kelin dötü.

Kumda oyna da, dötüne çöp batmasın.

Sakınılan göze çöp batar.

Dağdan gelmiş bağlıyı kovar.

Yumurta döte gelmeden önce (düşünsene!)

Dötüne sok gaari! (İş işten geçtikten sonra.)

Dötüne kına yak! (İstediğin oldu. Zil tak oyna!)

Yat aşağı, devir daşağı. (İşsiz, aylaklar için söylenir.)

Gökten kasnak yağsa; biri de bizim başımıza geçmez. (Bizde şans ne gezer.)

Komşu komşunun külüne muhtaçtır.

At sahibine göre kişner.

Olacak oğlak, bokundan belli olur.

Keçinin uyuzu kaynağından içer suyu.

O kadar nazlısın ki, osuruktan nem kapıyorsun.

Arap yağı bol bulunca daşağına sürermiş.

Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. (Birbiri ile uyuşan çiftler için söylenir.)

İşim bitti, mikim gitsin dötüne.

Elifi görse mertek zanneder. (Cahil kimse için söylenir.)

Acemi gelinin (t)arak tuttuğu gibi. (Beceriksiz, yol yordam bilmeyenler için söylenir.)

(.)iki çarşafa dolaşmak. (Aceleden işin içinden çıkamamak.)

İçi bulgur kaynamak. (İçindeki sırları tutmakta zorlanmak.)

Baskın basanındır.(Size misafirliğe gelmek üzere hazırlananlara önce davranarak sizin misafir olmanız.)

Tekkeyi bekleyen içer çorbayı.

Hatır için çiğ tavuk yenir.

Öte bakma, döte bak!

Göbeğiniz çatılı mı? (Yapışık ikiz misiniz de her şeyi birlikte yapacaksınız?)

Aynı delikten işemek. (Aşağı-yukarı yukarıdaki sözle aynı manaya gelir.)

El elin şeyini yırtılıncaya kadar yaparmış.

Isıracak köpek dişini göstermez.

Kındır aptalı gibi (Çok gezene söylenir.)

El atına binen tez iner.

Gerdeme, (Su teresi) bir tutamı dört (.)ma(Bu kadar ucuz muymuş bu da ağıza kadar düşmüş.)

Lafıma kulak şapırdatma(Aslında çaktırmadan muhatabı eşek yapıyor.)

Yolcu yolunda gerek.

Tuluk getir, soluk katayım.(Borcumu ödeyecek durumum yok.)

Aç tavuk kendini darı harmanında görürmüş.

Hak değirmende olur.

Biz bu saçları değirmen damında ağartmadık.

Kıratın yanında yatan ya huyundan, ya tüyünden.

Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur.

Ye tatlıyı içme suyu balgam olursun, ye etliyi iç suyu al gan (kan) olsun.

Dilim, sen ettin beni dilim dilim.

Yaşa, başa, taşa oturma!

Gelin ata binmiş “yaaa nasiiip!” demiş.

Ölüyü, diriyi (.)iktin.Şimdi de gözünü elimdekine diktin.

Sakınılan göze çöp batar.

Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane gelecek yıl çıkmış.

O isterse tekeden süt çıkarır.

Anasının kızı(Kızlıktan çıkmış ama bunu ancak söyleyen biliyor.)

Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al!

Davul bile dengi dengine çalar.

Hayvanlar içinde koyun, İnsanlar içinde Kayın.

Yemekler içinde bamya, şehirler içinde Konya. Gez dünyayı, gör Konya’yı!

Arayan mevlasını da bulur, belasını da.

Ev yapacaksan tuğladan, karı alacaksan Muğla’dan.

Arıyla karının dötünü boş bırakmaya gelmez.(Teyzemin günahını almayayım. Bu söz Amca oğluma ait.)

Sabırla koruk helva olur.

Karı tuz, (der) ense cız (eder) Bu laf da anama aittir. (Ah anacığım her şey tuz kadar ucuz olsa!)

Bekara karı boşamak kolaydır.

Bal yapmaz arılar gibi vızırdayıp durma!

Sirkede kurt yaşar gibi yaşıyor.(Yani ekmek elden su gölden, çalışmadan havadan geçinip gidiyor.)

Laf lafı açar, laf dötü açar.

Denizde kum onda para.

Çocukla iş yapacağına, godukla (eşeğin sıpası) çeş (harman yükü) çek!

Akıl olmayınca neylemiş sakal? Ala kayışı dağlara götürmüş çakal.

Mırtıç gibi (semiz, besili, etine dolgun hale gelmek.)

Davetsiz yere tirmisçi gidermiş. (Tirmis; Baklagillerden olan ve sadece Antalya ve Konyalıların “özellikle Beyşehir ve civarı” bildiği; ıslak çerezdir… Bitkisi nohuta çok benzer. Bir adı da “termiye”dir. Zeytin gibi suya konur, her gün suyu değiştirilir, bu suretle ancak 7 gün sonra yenilecek hale gelir. İyileşinceye kadar yenilmesini tavsiye etmem; zehir gibidir. İyileşince tuzlanıp çerez gibi yenilir. iki çenekliler sınıfının baklagiller familyasından beyaz çiçekleri olan, acı olan taneleri suda tatlılaştırılarak yenilen bir yıllık otsu bitki, acı bakla, delice bakla, gâvur baklası, koyun baklası, kurt baklası, yaban baklası, Yahudi baklası (Lupinus termis).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s