İnsanlar1

2:8. İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları
halde “Allah’a ve ahiret gününe inandık” derler.

2:13. Onlara: İnsanların iman ettiği gibi siz de iman
edin, denildiği vakit “Biz hiç, sefihlerin (akılsız ve ahmak kişilerin)
iman ettikleri gibi iman eder miyiz!” derler. Biliniz ki, sefihler ancak
kendileridir, fakat bunu bilmezler (veya bilmezlikten gelirler).

2:21. Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan
Rabbinize kulluk ediniz. Umulur ki, böylece korunmuş (Allah’ın azabından
kendinizi kurtarmış) olursunuz.

2:143. İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız,
Resûl’ün de size şahit olması için sizi mutedil bir millet kıldık. Senin
(arzulayıp da şu anda) yönelmediğin kıbleyi (Kâbe’yi) biz ancak Peygamber’e
uyanı, ökçeleri üzerinde geri dönenden ayırdetmemiz için kıble yaptık. Bu,
Allah’ın hidayet verdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelir. Allah sizin
imanınızı asla zayi edecek değildir. Zira Allah insanlara karşı şefkatli ve
merhametlidir.

2:159. İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara
apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lânet
ediciler lânet eder.

2:165. İnsanlardan bazıları Allah’tan başkasını Allah’a
denk tanrılar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin
Allah’a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler
azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu
ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.

2:168. Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helâl ve
temiz olanlarından yeyin, şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin açık bir
düşmanınızdır.

2:185. Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun
ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.
Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta
veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin.
Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız
ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tazim etmeniz, şükretmeniz
içindir.

2:187. Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size
helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer
elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul
edip sizi bağışladı. Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah’ın
sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah
ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama
kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda
kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara
yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki
korunurlar.

2:188. Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin.
Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollardan
yemeniz için o malları hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine)
vermeyin.

2:189. Sana, hilâl şeklinde yeni doğan ayları sorarlar.
De ki: Onlar, insanlar ve özellikle hac için vakit ölçüleridir. İyi davranış,
asla evlere arkalarından gelip girmeniz değildir. Lâkin iyi davranış, korunan
(ve ölçülü giden) kimsenin davranışıdır. Evlere kapılarından girin, Allah’tan
korkun, umulur ki kurtuluşa erersiniz.

2:199. Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de
akın. Allah’tan mağfiret isteyin. Çünkü Allah affedici ve esirgeyicidir.

2:200. Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı
andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah’ı anın. İnsanlardan
öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin
ahiretten hiç nasibi yoktur.

2:204. İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı
hakkında söyledikleri senin hoşuna gider. Hatta böylesi kalbinde olana (samimi
olduğuna) Allah’ı şahit tutar. Halbuki o, hasımların en yamanıdır.

2:207. İnsanlardan öyleleri de var ki, Allah’ın
rızasını almak için kendini ve malını feda eder. Allah da kullarına
şefkatlidir.

2:213. İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah, müjdeleyici
ve uyarıcı olarak peygamberleri gönderdi. İnsanlar arasında, anlaşmazlığa
düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren
kitapları da gönderdi. Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller
geldikten sonra, aralarındaki kıskançlıktan ötürü dinde anlaşmazlığa düştüler.
Bunun üzerine Allah iman edenlere, üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği izniyle
gösterdi. Allah dilediğini doğru yola iletir.

2:219. Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De
ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır.
Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana iyilik
yolunda ne harcayacaklarını sorarlar. “İhtiyaç fazlasını” de. Allah
size âyetleri böyle açıklar ki düşünesiniz.

2:221. İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin.
Beğenseniz bile, putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle daha
iyidir. İman etmedikçe putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin.
Beğenseniz bile, putperest bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir.
Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise, izni (ve yardımı) ile cennete
ve mağfirete çağırır. Allah, düşünüp anlasınlar diye âyetlerini insanlara
açıklar.

2:224. Yeminlerinizden dolayı Allah’ı (O’nun adını),
iyilik etmenize, O’ndan sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel
kılmayın. Allah işitir ve bilir.

2:233. Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için,
anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların örfe uygun olarak
beslenmesi ve giyimi baba tarafına aittir. Bir insan ancak gücü yettiğinden
sorumlu tutulur. Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu yüzünden
zarara uğratılmamalıdır. Onun benzeri (nafaka temini) vâris üzerine de gerekir.
Eğer ana ve baba birbiriyle görüşerek ve karşılıklı anlaşarak çocuğu memeden
kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı (süt anne tutup)
emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuzu iyilikle teslim
etmeniz şartıyla, üzerinize günah yoktur. Allah’tan korkun. Bilin ki Allah,
yapmakta olduklarınızı görür.

2:243. Binlerce oldukları halde, ölüm korkusundan
dolayı yurtlarından çıkıp gidenleri görmedin mi? Allah onlara “Ölün!”
dedi (öldüler). Sonra onları diriltti. Şüphesiz Allah insanlara karşı
lütufkârdır. Lâkin insanların çoğu şükretmez.

2:251. Sonunda Allah’ın izniyle onları yendiler. Davud
da Câlût’u öldürdü. Allah ona (Davud’a) hükümdarlık ve hikmet verdi, dilediği
ilimlerden ona öğretti. Eğer Allah’ın insanlardan bir kısmının kötülüğünü
diğerleriyle savması olmasaydı elbette yeryüzü altüst olurdu. Lâkin Allah bütün
insanlığa karşı lütuf ve kerem sahibidir.

2:255. Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir,
kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin
hepsi O’nundur. İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının
yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O’na hiçbir şey gizli kalmaz.) O’nun
bildirdiklerinin dışında insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak
bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine
zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.

2:259. Yahut görmedin mi o kimseyi ki, evlerinin
duvarları çatıları üzerine çökmüş (alt üst olmuş) bir kasabaya uğradı;
“Ölümünden sonra Allah bunları nasıl diriltir acaba!” dedi. Bunun
üzerine Allah onu öldürüp yüz sene bıraktı; sonra tekrar diriltti. Ne kadar
kaldın? dedi. “Bir gün yahut daha az” dedi. Allah ona: Hayır, yüz
sene kaldın. Yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamıştır. Eşeğine de bak.
Seni insanlara bir ibret kılalım diye (yüz sene ölü tuttuk, sonra tekrar
dirilttik). Şimdi sen kemiklere bak, onları nasıl düzenliyor, sonra ona nasıl
et giydiriyoruz, dedi. Durum kendisince anlaşılınca: Şimdi iyice biliyorum ki,
Allah her şeye kadirdir, dedi.

3:4.Daha önce de, insanlara doğru yolu göstermek üzere
Furkan’ı indirmiştir. Bilinmeli ki, Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için
şiddetli bir azap vardır. Allah, suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir.

3:9. Rabbimiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde,
insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah asla sözünden dönmez.

3:14. Nefsanî arzulara, (özellikle) kadınlara,
oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal
hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya
hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah’ın
katındadır.

3:21. Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere
peygamberlerin canlarına kıyanlar ve adaleti emreden insanları öldürenler (yok
mu), onlara acı bir azabı haber ver!

3:30. Herkesin, iyilik olarak yaptıklarını da kötülük
olarak yaptıklarını da karşısında hazır bulduğu günde (insan) isteyecek ki
kötülükleri ile kendisi arasında uzun bir mesafe bulunsun. Allah, kendisine
karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir.

3:41. Zekeriyya: Rabbim! (Oğlum olacağına dair) bana
bir alâmet göster, dedi. Allah buyurdu ki: Senin için alâmet, insanlara, üç
gün, işaretten başka söz söylememendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam
tesbih et.

3:46. O, sâlihlerden olarak beşikte iken ve yetişkinlik
halinde insanlara (peygamber sözleri ile) konuşacak.

3:68. İnsanların İbrahim’e en yakın olanı, ona uyanlar,
şu Peygamber (Muhammed) ve (ona) iman edenlerdir. Allah müminlerin dostudur.

3:79. Hiçbir insanın, Allah’ın kendisine Kitap, hikmet
ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah’ı bırakıp bana kul
olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve
öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe hâlis kullar olunuz.

3:87. İşte onların cezası, Allah’ın, meleklerin ve
bütün insanlığın lânetine uğramalarıdır.

3:96. Şüphesiz, âlemlere bereket ve hidayet kaynağı
olarak insanlar için kurulan ilk ev (mâbet), Mekke’deki (Kâbe)dir.

3:97. Orada apaçık nişâneler, (ayrıca) İbrahim’in
makamı vardır. Oraya giren emniyette olur. Yoluna gücü yetenlerin o evi
haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse
bilmelidir ki, Allah bütün âlemlerden müstağnîdir.

3:110. Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış
en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder; kötülükten meneder ve Allah’a
inanırsınız: Ehl-i kitap da inansaydı, elbet bu, kendileri için çok iyi olurdu.
(Gerçi) içlerinde iman edenler var; (fakat) çoğu yoldan çıkmışlardır.

3:112. Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa
bulunsunlar, Allah’ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça
kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah’ın hışmına uğramışlar ve
miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah’ın âyetlerini inkâr
ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan
etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.

3:114. Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar;
iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar
iyi insanlardandır.

3:134. O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da
Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da
güzel davranışta bulunanları sever.

3:138. Bu (Kur’an), bütün insanlığa bir açıklamadır;
takvâ sahipleri için de bir hidayet ve bir öğüttür.

3:140. Eğer siz (Uhud’da) bir acıya uğradınızsa,
(Bedir’de de düşmanınız olan) o kavim de benzer bir acıya uğramıştır. O günleri
biz insanlar arasında döndürür dururuz (zaferi bazen bir topluma bazen öteki
topluma nasip ederiz.) Ta ki Allah, iman edenleri ortaya çıkarsın ve aranızdan
şahitler edinsin. Allah zalimleri sevmez.

3:168. (Evlerinde) oturup da kardeşleri hakkında:
“Bize uysalardı öldürülmezlerdi” diyenlere, “Eğer doğru sözlü
insanlar iseniz, canlarınızı ölümden kurtarın bakalım!” de.

3:173. Bir kısım insanlar, müminlere:
“Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının
onlardan!” dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve
“Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir!” dediler.

3:183. “Doğrusu Allah bize, (gökten inen) ateşin
yiyeceği (yakıp kor edeceği) bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere
inanmamamızı emretti” diyenlere şöyle de: Size, benden önce mucizelerle,
(özellikle) dediğiniz (mucize) ile nice peygamberler geldi. Eğer doğru insanlar
iseniz, ya onları niçin öldürdünüz?

3:187. Allah, kendilerine kitap verilenlerden,
“Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz”
diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa
değiştiler. Yaptıkları bu alış veriş ne kadar kötüdür.

4:1. Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve
ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan
Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz
Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah
sizin üzerinizde gözetleyicidir.

4:25. İçinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü
yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan)
cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Hep aynı
köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli
yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin
izni ile onları (cariyeleri) nikâhlayıp alın, mehirlerini de normal miktarda
verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının
yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten
korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok
bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

4:28. Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü
insan zayıf yaratılmıştır.

4:34. Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine
üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler
kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır.
Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını)
koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin,
onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size
itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah
yücedir, büyüktür.

4:37. Bunlar cimrilik eden ve insanlara da cimriliği
tavsiye eden, Allah’ın kendilerine lütfundan verdiğini gizleyen kimselerdir.
Biz, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.

4:38. Allah’a ve ahiret gününe inanmadıkları halde
mallarını, insanlara gösteriş için sarfedenler de (ahirette azaba dûçâr
olurlar). Şeytan bir kimseye arkadaş olursa, ne kötü bir arkadaştır o!

4:53. Yoksa onların mülkten (hükümranlıktan) bir
nasipleri mi var? Öyle olsaydı insanlara çekirdek filizi (kadar bir şey bile)
vermezlerdi.

4:54. Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeyler
için insanlara hased mi ediyorlar? Oysa İbrahim soyuna Kitab’ı ve hikmeti
verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik.

4:58. Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara
vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi
emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi
işitici, her şeyi görücüdür.

4:77. Kendilerine, ellerinizi savaştan çekin, namazı
kılın ve zekâtı verin, denilen kimseleri görmedin mi? Sonra onlara savaş farz
kılınınca, içlerinden bir gurup hemen Allah’tan korkar gibi, hatta daha fazla
bir korku ile insanlardan korkmaya başladılar da “Rabbimiz! Savaşı bize
niçin yazdın! Bizi yakın bir süreye kadar ertelesen (daha bir müddet savaşı
farz kılmasan) olmaz mıydı?” dediler. Onlara de ki: “Dünya menfaati
önemsizdir, Allah’tan korkanlar için ahiret daha hayırlıdır ve size kıl payı kadar
haksızlık edilmez.”

4:79. Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen
kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah
yeter.

4:105. Allah’ın sana gösterdiği şekilde insanlar
arasında hükmedesin diye sana Kitab’ı hak ile indirdik; hainlerden tarafta
olma!

4:108. İnsanlardan gizler de Allah’tan gizlemezler.
Halbuki geceleyin, O’nun razı olmadığı sözü düzüp kurarken O, onlarla beraber
idi. Allah yaptıklarını kuşatıcıdır (O’nun ilminden hiçbir şeyi gizleyemezler).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s