Uluslar arası platformda güç

Uluslar arası platformda güç demek; para demektir. Para da Yahudinin elindedir. Ama bana göre güç; iman gücüdür. İman gücü olmazsa, maddi güç tek başına işe yaramaz. Onun için iman gücünü geliştirecek faktörleri devreye sokmak gerekir. Sanayi devrimiyle teknolojik ve mali yönden Osmanlı’yı sollayan Batı, olanca gücüyle çullandı üzerimize. İnancımız olmasaydı, elini kolunu sallaya sallaya ülkemizi işgal ederlerdi. Ama tek başına iman gücü de yetmez. Akıllı olup son teknolojilerle hazırlıklı olmak gerekir. Tabii dışa bağımlı değil. Kendi gücümüzü kendimiz oluşturmak; ilimde ve teknolojide bir adım öne geçmek gerekir. Vatandaşın devlete olan bağını pekiştirmek gerekir. Hazarda iken kendi vatandaşını düşman görüp, seferde iken “Haydi Aslanlarım!” dememek gerekir. Denge; taraflar arasında eşit seviyeyi yakalamaktır. Terazinin ibresini, kaldıracın manivelasını, çok eşlilikte hanımların arasını, çocuklar içinde onların sevgisini, Uluslar arası ilişkilerde de ilişkilerin seviyesini vs. vs. eşit seviyede tutmaktır. Ama bu eşitlik her zaman dengede olmaz. İlişkilerin ve sevginin yoğunluğu nispetinde mutlaka biri diğerinden farklı muameleye tabii tutulur. Dengede asıl unsur taraflar değil, orta noktadır. Bu noktada orta nokta olma babında; “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” Ali İmran 104) ayetinin ve “Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl’e tabi olanlarla, gerisin geriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz, Allah insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir. Bakara 143” gereği olarak orta bir ümmet olmak için çabalama ve kıblemizi şaşırmamamız lazım. Sorunu Türkiye olarak değil, tüm Müslümanlar olarak ele almalı ve başlarındaki despotik idarecilerin ne menem olduklarını göstermesi açısından İsrail’in saldırısının da bir noktada tevhid bilincini oluşturması açısından inşallah önemli olduğunu düşünüyorum. Arap halklarının isyanı da başlarındaki despotik idarecilere karşı bir başkaldırıdır. İslam Dünyasında Abdülhamid gibi “Denge siyaseti”ni bilen Yöneticilere ve Müslümanlar arası bir Birliğe ihtiyaç var.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s